İsmi lazım değil, bir bayan, şöyle bir ilan vermiş;
---------------------------
kendi cafe zinciri projemin suadiye şantiyesi için, iç
mimari deneyimi olan, autocad çizim yapacak ve inşaat islerini
kontrol edecek şantiye yöneticisi…
Arzu edenler 2-3 ay içerisinde CV iletebilirler
---------------------------
Bu ilana iç mimarlardan şöyle tepkiler gelmiş;
BİRİNCİ TEPKİ;
Xxxx Hanım,
2. ilanınızda niçin "içmimar" demek yerine, "içmimarı deneyimi
olan" gibi bir ifade kullandığınızı anlayamadım.
İçmimar olması Sart değil mi demek istiyorsunuz?
Ayni muamele sizin mesleğiniz için söz konusu olsa hoşunuza gider
miydi?
Bir içmimar olarak, içmimarların dışında önüne gelenin içmimarlık
yapmasını, yaptırılmasını kınıyorum.
Ertuğrul Çağrı Korkmaz
İKİNCİ TEPKİ;
Aynı ilandaki bu "iç mimari deneyimi olan" ifadesi benim de ilgimi
çekti Xxxx Hanım. İçmimarlık mesleği çok uzun yıllardır TMMOB'ye
bağlı bir odası olan ve artık yeni çıkan yasayla tam imza yetkisini
elinde bulunduran bir meslektir. Bu mesleği içmimarlık diploması
olmadan icra edemez iç kimse ve "içmimarlık" tanımına giren işler
yapan tüm ofisler içmimar çalıştırmak mecburiyetindedir.
Sizin bu konuya hassasiyet göstereceğinize inanıyorum zira sizin
mesleğiniz de bu zorluklardan nasibini alan bir meslektir.
Çağrı Bey'in uyarısını haklı buluyorum, ilan verilirken doğru iş
için doğru kişilerin aranması dileğimle.
Işık Örsek Mir
İçmimar ve Çevre Tasarımcısı
GELEN CEVAP;
Sizlere hak vermemem mümkün değil; mesleklerin var oluş çabalarını her zaman desteklemiş bu konuda kendi mesleğim için çok çabalamış- hala daha- bunu için çalışan bir kişiyim. İç mimarlar odası ile de onlarca proje içerisinde yer almışımdır bugünlere dek.
Ancak, benim bu ilanımın mesleğinizi etkileyen bir duruşu olduğunu sanmıyorum. Kimse de bunu iddia edemez. Bu tür oluşumlar bir yana piyasa şartları her zaman bir yanadır. Zaten bana gelinceye kadar ev kadınlığından dekoratörlüğe terfi eden - meslektaşlarınızı- hedef
edinmelisiniz.
Benim lisansım endüstri ürünleri tasarımı üzerinedir. Ancak 18 senedir mesleğimin yani sıra iç mimarlık yapmaktayım. Hayatimi bu şekilde kazanıyorum. Bunu engellemek mesleğinize ne kazandıracak bilmiyorum? Dediğim gibi eğitimsizlik başka şey; yaratıcı alanlarda
farklı disiplinlerden geliyor olmak başka şey... Karıştırılmamasını dilerim.
21. yy da interdisipliner bir yapı ile hareket ediliyor tüm dünyada... Yaratıcı süreçlerin arasındaki duvarlar kalkalı çok oldu.
Aksine bu deneyim çeşitliliği bir zenginlik olarak da değerlendirilirken; açıkçası hala ülkemizde mimarlardan tasarımcı olur mu? Endüstri ürünleri tasarımcıları iç mimarlık yapamaz. Modacı ürün tasarlamaz vs. gibi söylemlerin olabildiğince dışında kalmaya
çalışıyorum; bu söylemi muhafazakar buluyorum; zira son derece basarili yüzlerce- evet yüzlerce örneği 1970 li yıllardan bu yana bir çırpıda siralalayabilirim. . Eminim herkes de.
İhtiyacım bu olduğu müddetçe bu tür ilanlar veririm. Vereceğim de. Şu anda bu ilanım sonrasında başvuru yapan lisansı endüstri ürünleri tasarımı olan ancak şantiyelerde deneyim kazanmış genç bir arkadaşımla oldukça basarili ve heyecanlı bir şantiye sürecindeyiz.
Projemiz bu ayki Madison francaise in 237. sf sin da yer alıyor... Beğenilen bir proje olduğunu düşünüyorum. En azından gelen tepkiler bu şekilde... Tüm içmimarların de keyifle üretken oldukları harika işlere imza atmalarını dilerim.
Mesleki acıdan hedefinizin de disiplin ayrımı değil; eğitimsizlik olmasını arzu ederim.
Sevgiler selamlar
BU CEVAPA VERİLEN CEVAP DA ŞÖYLE;
İçmimarlar Odası’na üye olmayan içmimarlık bolumu mezunları bile içmimarlık yapma hakkına sahip değildir.
Bırakın tasarım eğitimi almış ve de içmimarı deneyim kazanmış olmayı...
Bunun lamı cimi yok.
Bunun tartışması da yok.
Forumlarımızda bunun mantığını ve gerekçelerini anlata dilimizde tüy bitti.
Anlamayanların acı tecrübeler yasayarak anlayacakları gün yakindir uyarmadı demeyin.
Ev hanim liginden veya ustalıktan içmimarlığa terfi edenlerden bu mesleğe hiç bir zarar gelmemiştir merak etmeyin siz.
Öyleleri sadece kendilerine zarar verirler.
Bu mesleğe en büyük zararı, içmimarcılık oynayan eğitimliler ve kötu eğitilmiş içmimarlar vermektedirler.
Bu gerçekleri tasarım camiasına anlatmak zorunda kalmamız bile memleketimiz için yüz kızartıcı bir durum ne yazık ki.
İçmimarlığa meraklı olan herkese duyururum:
Madem içmimarlığa meraklısınız, buyurun forumlarımıza ve mesleği her boyutuyla öğrenin.
Acısıyla da, tatlısıyla da...
Sadece isinize geldiği yerde (para kokusunu alınca) bekçisiz bostan bulmuş... Gibi dalmakla kalmayın, bu mesleğin çilesini de çekin bakalım çekebiliyorsanız.
İsine gelince kuşum, isine gelmeyince deveyim diyen devekuşu misali iyi gün dostlarıyla değil; dimdik, dosdoğru, fedaice ve fedakârca bir duruşla mesleğine sahip çıkanlarla bir meslek olur.
Xxx Hanım, şecaat arz ederken sirkatin söyler misali örnekler vermişsiniz.
Ben sizin yaptığınız isleri bilmem, o yüzden islerinize diyecek sözüm yok.
Fakat en iyi ihtimalle istisna olarak kabul edilebilecek bir durumu millete örnek diye göstermeye kalkarsanız ortada nizam intizam kalmaz.
Duvarlar kalkalı çok oldu demişsiniz.
Sizin mesleğinizde ne zaman bir duvar oldu ki?
Sınai urun tasarımı, mobilya tasarımı, moda tasarımı, takı tasarımı, dantel tasarımı (?) vb. arasındaki duvarların kalkmasından söz ediyorsanız şayet, onların arasında zaten hiç bir zaman duvar olmadı.
Bizler içmimarız.
Mimarlıktan ayrılmış bir dalız.
Mimarlık ise hiç bir zaman önüne gelenin mesleği olmamıştır.
Avrupa birlik oldu diye farklı ülkelerden mimarların gelip de İtalya’da mimarlık yapmasına itiraz etmediler mi İtalyan mimarlar?
Bırakın başka disiplinlinden gelenleri, başka ülkelerden gelen mimarlara bile kapatıyor mimarlar kapılarını.
Dünyada böyle şeyler olmasa bile dünya bizi bir yere kadar bağlar.
Bizler kendi ülkemizde, kendi şartlarımızda yasıyoruz, onlar da kendi şartlarında. Her ilaç her hastaya iyi gelmediği gibi, her kanun da her yerde adalet getirmez.
Bir kedi, yavrusu için canini verir mi?
Hem verir hem de vermez.
Yavrusu bir aylık ise verir, bir yasında ise vermez.
Canını tehlikeye atmak söyle dursun, bir lokma yiyecek için dünkü yavrusunu tanımaz bile...
Demek ki neymiş?
İçmimarlık için bu güne kadar sınırlar kalkmamışmış.
Bundan sonra kalkar mı, kalkması gerekir mi bilemeyiz fakat bu gün böyle.
Çünkü böyle gelmiş böyle gidiyor diye değil.
Henüz orda bile değiliz.
Çünkü bu gün böyle olması gerekiyor da o yüzden böyle!
Bence bu konuda ısrarcı olmamanız ve daha fazla sirkatin söylememeniz size daha çok yakışır.
Ertuğrul Çağrı Korkmaz
Y.İçmimar
(bu yazışmalar 4 Mart 2010 Perşembe günü http://groups.yahoo.com/group/dexigner/ den alınmıştır. )
BU YAZIŞMALARDAN SONRA FARUK ÇAĞLA’NIN MEKTUBU;
Sayın Ertuğrul Çağrı;
Size bütün mantığımla ve yüreğimle katılıyorum.
Verdiğiniz mücadelenin, kararlı duruşun tüm Grafikerlere (Grafik Tasarımcılara) ÖRNEK OLMASINI diliyorum.
Multi disipliner olmak diploma tanımamazlık ve mesleğin yol geçen hanı olması demek değildir.
Öyle olursa diploma sahiplerinin hakkını yemiş oluruz. Belge, sertifika veya icazet kurumunu reddetmiş oluruz, ki bu da kurulu nizama karşı çıkmak demektir.
Kurulu nizama karşı çıkmak da meşru yollardan ve oy çokluğu ile yapılırsa kabul edilebilir.
Zorla karşı çıkılırsa buna devrim denir ki, her devrim belli oranda güç-kuvvet ve şiddet içerir. Devrim konusu olağandışı hal olduğu için konumuz dışıdır.
Kurulu nizam, kamudan aldığı vergilerle veya öğrencilerden topladığı paralarla okul açacak ve diploma verecek ve sonra birileri bu diplomayı tanımıyorum diyecek...
O zaman; kamudan toplanan vergileri ve öğrencilerin ödediği paraları da tanımıyor demektir, kurulu nizamı ve intizamı da tanımıyor demektir.
Multi disipliner olmak demek kural tanımayan anarşizm demek değildir.
Biz grafikerlerin de bu anlamda sahibi yoktur. İpini koparan grafikerim demekte, bir takım çıkar çevreleri grafiker olmayanları piyasaya grafiker diye sokuşturmakta, kurslar, dershaneler grafik tasarımcı adı altında grafik işçisi (operatör) yetiştirmekte, buna üniversiteler ses çıkarmamakta ve BİRİLERİNİN İŞİNE GELECEK TARZDA BIRAKINIZ YAPSINLAR SERTBESTLİĞİ hem grafiker kalitesini düşürmekte, hem ücretleri ve mesleki hakları düşürmekte hem de grafik tasarımların kalitesini düşürmektedir.
http://www.facebook.com/group.php?v=wall&gid=129818752791
Kimden: Ertuğrul Çağrı Korkmaz < Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir >
