Faruk Çağla
19 Temmuz 1957’de İstanbul’da doğdu. Ortaköy Burak Reis İlk Okulunu, Ortaköy Gazi Osman Paşa Orta Okulunu ve Ortaköy Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi (1975).
İlk resimlerini 3 yaşlarındayken gökyüzüne bakarak ve bulutların aldığı şekilleri kağıda aktararak çizmeye başladı. Daha okuma yazma öğrenmeden çizgi romanlara bakmaya ve oradaki resimleri çizmeye başladı. Böylece okuma yazmayı da okula gitmeden öğrendi. Karaoğlan ve Tarkan çizgi romanları hayranıydı. İlk karikatürleri 1974 yılında Karaoğlan dergisinde basıldı. İlk Çizgi romanı 1973 yılında Hürriyet Gazetesinin Çocuk Kulübü sayfasında yayımlandı.
Lisedeyken, İngilizce dersini dinlerken İngilizce kitabının içine resim çizdiği için İngilizce hocası tarafından dövüldü. Yine aynı lisede 1973 yılında yapılan Cumhuriyet’in 50 yılı afiş yarışmasında ikinci oldu.
1970 yılında a 13 yaşındayken başarısız bir ortopedik ameliyat geçirdi, ömür boyu yakasını bırakmayacak sakatlık ve özürlülük dünyasına adım attı.
Hayalinde ressam olmak vardı. Fakat dar gelirli bir memur ailesinin çocuğu olduğu için, ressamlıktan para kazanamayacağını hissederek tabelacılığa başlamıştı. 1973 tarihinde Tabelacı olarak ilk kez sigortalandı ve sosyal güvenceye kavuştu.
Bütün bir lise ve üniversite hayatını tabelacılıktan sağladığı gelir ile finanse etti.
Grafikerler iyi para kazanıyor diye duymuştu ve tabelacılık yaparken resim çizmeyi bilmenin yanısıra tipografiyi de öğrendiği için ve grafikerlik mesleğinde de yazı ve tipografinin önemli olduğunu bildiği için 1975 yılında o zamanki adı Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulunun ( şimdiki adı Marmara Üniversitesi Güzel San. Fakültesi) Grafik Bölümünün sınavlarına girdi ve kazandı. 1980 yılında hem alaylı tecrübeye sahip hem de mektepli bir grafiker olarak okuldan mezun oldu.
1980 yılında daha iyi olmak umuduyla geçirdiği yeni bir ortopedik ameliyat sonrasında iki bastonla yürümeye ve evde oturmaya mahkum edildi. Gençlik hayalleri yıkıldı.
Çalışma hayatını ve Grafikerliği bırakmak zorunda kaldı, evde oturarak acılarını karikatür çizerek hafifletmeye başlarken, karikatürde ödüller kazanmaya başladı.
Almanya’da ödül kazanıp, sergi açmaya davet edildi.
1981-86 yıllarını Türkiye ve Almanya’ya gidip gelerek geçirdi, sayısız ameliyatlar geçirdi, bastonlardan kurtuldu.
Bir taraftan sakatlık, bir taraftan hayat mücadelesi verdi. Türkiye’nin irili ufaklı reklam ajanslarında grafikerlik ve giderek art direktörlük yapmaya başladı. Cumhuriyet gazetesinde (1981-83) part-time, Güneş gazetesinde (1989-1990) full-time karikatürcülük yaptı. Yurt içi ve yurt dışında sayısız karikatür sergileri açtı.
Grafik Tasarım ve logo/amblem dalında da ödüller kazandı…
1995 yılında ikinci eşi boşanma kararıyla 2 yaşındaki oğlunu alınca, 1996 yılında oğlunu kaçırıp malını mülkünü satarak İstanbul'u terketti. Öz oğlunu kaçıran bir baba olarak tutuklama emriyle 3 yıl polis tarafından arandı. Çok zor koşullar altında oğluna tek başına bakarak İç Anadolu'da yaşadı ve mesleğini devam ettirmeye çalıştı. 1999 yılında oğlunun velayetini yasal olarak aldı ve Istanbul'a döndü. Herşeye sıfırdan başladı.
Çocuk bakımında uzmanlaştığı gibi, 1996-2006 yılları arasında Afyon, Kayseri ve İstanbul matbaalarında çalışarak Ajans grafikerliğinden sonra Matbaa grafikerliğinde de uzmanlaştı.
36 yıldır sosyal sigortalı olarak çalıştıktan sonra nihayet asgari ücretten emekli olabildi.
2006 yılından beri web tasarım ile de ilgilenmektedir. Son 3 yıldır free-lance olarak serbest çalışmakta ve çeşitli üniversitelerde reklamcılık ve halkla ilişkiler ve grafik tasarım dersleri vermektedir.
Kendisini; grafiker, illüstrator, karikatürcü, art direktör ve konsept üretip metin yazabilen kreatif direktör olarak nitelemekte ve kısaca kampanya adamı olduğunu ifade etmektedir.
İnternette 300’e yakın yayınlanış makalesi bulunmaktadır.
1987-1995 yılları arasında iki başarısız evlilik geçirdikten sonra en büyük eserim dediği kendisi gibi grafik ve web tasarımcısı olan oğluyla birlikte yaşamaktadır.
Grafikerlerin daha iyi koşullarda çalışması için uğraş vermektedir.
