RESSAMLIK diye bir kelime vardır. Resim yaparak yaşayan kişiye RESSAM denir. Ressamın yaptığı işe RESSAMLIK, Grafiker yaptığı işe Grafikerlik, doktorun yaptığı işe doktorluk denir.
Türkiyede Ressamlık; Grafikerliği hegemonyası altına almıştır. Bunun da gerekçesi "Resim sanatı bir bütündür" şeklindeki gerekçe ve bahanedir.
Resim sanatına bir bütün derseniz, Grafik sanatını da o bütünün içinde eritmenin zeminini yaratırsınız.
Grafik sanatı da kendi içinde dallara ayrılır.Bunlardan en önemlisi özgün baskı ve illüstrasyondur. Bu iki sanat dalı orijin itibariyle kaynaklarını RESİM sanatından almakla birlikte PRINTING (baskı ve çoğaltım), DRUCKEREI (Basım) ve GRAPH (basım, yayın, çoğaltım) özellikleri nedeniyle GRAFİK SANATI içinde yer almaktadırlar.
Endüstrileşememiş toplumlarda RESSAMLIK, Grafikerliği ezmekte, sanayi toplumlarında ise Grafik Sanatı bağımsız ve güçlü olarak hak ettiği yeri almıştır.
Endüstrileşmiş toplumlarda GRAFİKERLİK mesleği; Basım-Yayım Grafikerliği, Reklam ve Tanıtım Grafikerliği, Multi medya ve Animasyon Grafikerliği gibi dallara ayrılmış olup TRADE-ART (Ticari Sanat) özelliği kazanmıştır.
Türkiye'deki grafikerlerin sorunlarının temelinde 2 neden vardır;
1-Yukarıda saydığım analizleri görmek istemeyen sanat entelektüellerinin Grafiği hala Resim Sanatının potasının içinde eritmek isteme anlayışlarıdır. Bu anlayışın bir ürünü; üniversite kürsülerinde Grafik Sanatına özgün baskı ve resim hocalarının egemen olmasıdır. Oysa dijital teknoloji bu anlayışı çağdışı bırakmıştır. Buna direnenlerin tutuculuğu vardır. Bu tutuculuk ile; BİR RESSAMDAN GRAFİKER OLUR AMA GRAFİKERDEN RESSAM OLMAZ anlayışı hakimdir.
Bu anlayışın neticesinde; GRAFİK EĞİTİMİ ALMAMIŞ RESSAMLAR, Resim ÖĞRETMENLERİ, MATBAA ÖĞRETMENLERİ, TEKSTİL BÖLÜMÜ MEZUNLARI, BİLGİSAYAR PROGRAMCILARI, HATTA ROLAND BASKI MAKİNESİ USTALARI birkaç grafik tasarım programı öğrenerek GRAFİKERLİK YAPMAKTADIRLAR.
Buna da REKLAM GRAFİĞİ HOCALARI seyirci kalmaktadır.
İşte bu kişiler; sırf resim eğitimi almadı diye; desen çizemeyen, ressamlık yeteneği olmadığı için GRAFİK OKULLARINA GİREMEYEN ALAYLI GRAFİKERLERİ AŞAĞILAMAKTADIR.
2-Bir diğer sorun; eğitim, kültür ve yetenek açısından grafikerlik yapmaya uygun olmayan kişilerin grafik tasarım programı öğrenerek/veya öğretilerek GRAFİK AMELELİĞİ, GRAFİK İŞÇİLİĞİ veya BİLGİSAYAR OPERATÖRLÜĞÜ ya da YARDIMCI GRAFİKERLİK yaptığı halde; kendilerini SÖMÜREN veya KULLANAN, kendilerinden MENFAAT TEMİN EDEN KİŞİ ve KURUMLAR tarafından PİYASAYA ve İŞ DÜNYASINA GRAFİKER ÜNVANI ile takdim edilmeleri ve UCUZ EMEK-İŞGÜCÜ olarak istihdam edilmeleridir.
İşin en ilginç yanı; sadece bu kişiler ALAYLI GRAFİKER olarak görülmekte, grafik eğitimi almamış bir RESSAM kendisini MEKTEPLİ GRAFİKER olarak görebilmektedir.
Madem ki Grafik Eğitimi almamış bir kişi ALAYLI olarak görülmektedir, RESİM veya TEKSTİL eğitimi almış bir kişi nasıl olur da GRAFİK eğitimi almadığı halde kendisini MEKTEPLİ GRAFİKER olarak görür? Anlamak mümkün değildir.
İşin diğer bir boyutu; eğer ressamlık önce yetenek, daha sonra da eğitim gerektiren bir sanat dalı ise; okullardan resim eğitimi alma imkanı bulamayıp kendi kendini yetiştirmiş ALAYLI RESSAMLARIMIZ YOK MUDUR?
Sözün özü şudur;
Türkiye’de ELİTİZM ile POPÜLİZM arasında gidip gelinmektedir.
Biz orta yolu savunuyoruz. Tüm Grafikerler Dayanışma Derneği bunun için kurulmalıdır.
ELİTİZM yapanlar; RESSAMLIĞI grafikerliğin üzerinde görenlerdir. Her şey diplomadır, diplomasız olanlar başarısızdır diyenlerdir.
POPÜLİZM yapanlar, her şey yetenektir, eğitim gereksizdir diyenlerdir. 2 aylık program kursları ile grafiker olunacağını sananlardır.
Osmanlıca deyim ile Türkiye’de ya ifrat ya tefrit yapılmaktadır. (ifrat; yapılması gerekenden fazlası, tefrit; yapılması gerekenden çok daha azı)
Bunun çözümü; TASARIM BİLMEKTİR !
İster ressam kökenli olun ister duvarcı; GRAFİKER OLMAK İSTİYORSANIZ, GRAFİK TASARIM BİLECEKSİNİZ.
RESİM İSE; TİPOGRAFİ gibi, FOTOĞRAF GİBİ sadece bir derstir GRAFİK SANATI İÇİNDE…
TİPOGRAFİYİ İYİ BİLEN GRAFİKER, amblem-logo konusunda uzmanlaşır, Tipografiyi bilmeyen Ressam kökenli grafiker ise illüstrasyon konusunda veya PHOTOSHOPTA uzmanlaşır. Teknik Resim bölümü bir genç ise AutoCad programlarında ve Freehandde başarılı olur, Heykel bölümünden grafiğe geçmiş birisi 3D Max programında başarılı olur.
Grafik öyle geniş bir sanattır ki; içinde fotoğrafçıya da, kaligrafa da (hattata da), ressama da, mimara da, mühendise de, karikatüriste de, lise mezununa da ayıracak yeri vardır.
Zaten bu yüzden ipini koparan grafiğe dalmaktadır. Zaten bu yüzden bilen bilmeyen; olur olmadık konularda grafik hakkında ahkam kesmektedir.
Grafik Sanatı ve Grafikerlik mesleğini 10 madde halinde tanımladım. O tanımı yeniden okuyunuz.
Tüm Grafikerler Dayanışma Derneğinin manifestosunu yeniden okuyunuz.
Mesleğimizin sınırlarının çizilmesi ve haklarının korunması hususunda ne yapılması gerektiği orada yazılıdır.
Saygıyla.
